Güç, meşruiyet ve Bir Ölüm: Bilal Diril Neden Öldü?
Bir siyaset teorisyeni olmadığım hâlde, güç ilişkilerinin ve toplumsal düzenin bireylerin hayatına nasıl nüfuz ettiğini düşündüğüm pek çok an oldu. Birinin yaşamı kendi rızası dışında son bulduğunda, o ölüm aslında sadece bir bireyin trajedisi değil, aynı zamanda iktidar, kurumlar, ideolojiler ve toplumun örgütlenme biçimiyle ilgili derin soruların açıldığı bir dönemeçtir. Bilal Diril’in ölümü de böylesi bir dönemeç olarak karşımızda duruyor.
4 Temmuz 2023’te İstanbul Bahçelievler’de otomobiliyle caddede beklerken gerçekleştirilen uzun namlulu silahlı saldırı sonucunda Bilal Diril hayatını kaybetti. Saldırıda Kalaşnikof tipi uzun namlulu silah kullanıldığı, çevredeki mermi kovanlarının sayısından tespit edildi. Polis ekipleri olay yerinde geniş çaplı bir soruşturma başlattı. ([Son Haberler][1])
Bu haberin arka planında sadece bir “suç” vakası yok. Aynı zamanda devletin kamu düzeni, mafya-siyaset ilişkileri ve kamu güvenliği alanında ortaya çıkan meşruiyet krizini tartışmamız gerekiyor.
İktidar ve Kurumlar: Bir Ölümün Ardındaki Sistemik Çatlaklar
Devletin temel işlevlerinden biri, vatandaşlarının can güvenliğini sağlamak ve şiddeti tekelleştirmektir. Jean-Jacques Rousseau’dan Max Weber’e kadar siyaset bilimi literatürü, modern devletin bu tekelinin toplumsal meşruiyet için vazgeçilmez olduğunu vurgular. Ancak İstanbul’un bazı semtlerinde organize suç örgütlerinin bu tekeli fiilen ihlal edebilmesi, devlet ile toplum arasında bir güven açığı yarattığı tartışmasıyla sonuçlanabilir.
Bilal Diril’in ölümüyle ilgili soruşturmada cinayetin arkasında olduğu belirtilen yapı, “Daltonlar” olarak bilinen organize suç örgütü üyeleridir. Bu örgütün Barış Boyun liderliğinde faaliyet gösterdiği ve cinayete karıştıkları iddia edilen 13 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. ([Odatv][2]) Burada sadece bir “mafya” hikâyesi değil, aynı zamanda devletin şiddet tekeli ve yasa uygulayıcı kurumların etkinliği sorgulanmalıdır. Eğer bir grup uzun namlulu silahlarla operasyon yapabiliyorsa, bu devletin içerideki sponsor ilişkileri, hukukun uygulanabilirliği ve kolluk kuvvetlerinin kapasitesi hakkında sorular doğurur.
Bir siyaset bilimi bakışıyla, bu ölüm devletin monopol gücünü ne ölçüde elinde tutabildiğinin bir göstergesi olarak okunabilir mi? Devletin meşruiyeti, vatandaşlarının güvenlik beklentisini karşılayabildiği ölçüde sürer. Bu bağlamda, Bilal Diril cinayeti devletin bu meşruiyet iddiasına bir sorgulama penceresi açar: Devlet ne kadar etkili olabilir ve ne kadar meşru sayılabilir?
İdeolojiler, İktidar ve Yurttaşlık Bağlamı
Modern siyaset teorileri, yurttaşların devlet ile ilişkisini sosyal sözleşme perspektifiyle tanımlar. Yurttaş, devletin sağladığı güvenlik ve düzen karşılığında belirli özgürlüklerin devredildiğini kabul eder. Peki devlet bu güvencesini sağlayamazsa ne olur?
Diril ailesi, motosiklet sporunda başarıları olan genç bireylerdi ve dışarıdan bakıldığında sıradan yurttaşlardı. Fakat iki kardeşin –Bayram ve ardından Bilal– ardı sıra öldürülmesi olayında, devletin sunduğu güvenlik garantilerinin sorgulanması gerektiği ortaya çıktı. Ailenin, cinayetlerin ardından İstanbul’u terk etmek zorunda kaldığı ve halen tehdit altında oldukları iddia edildi. ([Batman Gazetesi][3]) Bu, yurttaşın devletin koruyuculuğuna olan güvenini nasıl etkiler?
Burada ideolojik sorular da gündeme gelir: Devletin güvenlik politikaları nelerdir? Suçla mücadelede hangi strateji izlenir? Devletin bu stratejileri, toplumun farklı kesimlerinde eşit şekilde işler mi? Örneğin mahallelerdeki örgütlü suç dinamikleri ile devletin resmi şiddeti karşılaştırıldığında, yurttaşlık kavramı yeniden tanımlanabilir mi?
Katılım ve Toplumsal Güven
Bir toplumsal yapının dayanıklılığı, vatandaşlarının aktif katılımı ve devletin bu katılımı değerlendirme biçimi ile doğru orantılıdır. Eğer bir grubun sesi duyulmazsa ya da adalet sistemine katılımı engellenirse, bu eksiklik uzun vadede meşruiyet krizlerine yol açabilir.
Bilal Diril gibi bireylerin ölümü, sadece bireysel trajediyle sınırlandırılamaz. Bu tür olaylar, vatandaşın güvenlik algısı ve devletin bu algıyı güçlendirme ya da sarsma kapasitesi bağlamında ele alınmalıdır. Peki yurttaşlar siyasal sistemi ne kadar benimser? Bir yurttaşın güvenlik beklentisi karşılanmadığında devletin meşruiyeti nasıl etkilenir? Bu tür sorular, sadece tek bir olayla sınırlı kalmayıp daha geniş toplumsal dinamiklere ışık tutar.
Güncel Siyasette Devlet, Şiddet ve Kamu Düzeni
Dünya çapında devletler, şiddet tekelini sürdürebilmek için polis ve yargı sistemlerini güçlendirme çabası içindeler. Ancak bu çabalar çoğu zaman başarıya ulaşamayabilir. Örneğin Latin Amerika’da uyuşturucu kartelleri ile devletler arasındaki çatışmalar, güvenlik alanındaki iktidar boşluğunun ne kadar yıkıcı sonuçlara yol açtığını gösterir. Avrupa şehirlerinde ise banliyölerdeki çeteler sosyal politikalardaki eksikliklerin işlendiği alanları temsil ederler.
Türkiye özelinde, organize suç örgütlerinin şehir içinde yürüttüğü faaliyetler ve bu örgütlerle devlet arasında zaman zaman ortaya çıkan nüfuz alanı mücadeleleri, kamu düzeni açısından tartışma yaratan bir konudur. Bilal Diril cinayeti de bu bağlamda, devletin örgütlü suç karşısındaki kurumsal kapasitesi ve vatandaşın güvene dayalı ilişkisi açısından sembolik bir olay hâline gelir.
Okura Sorular: Toplumsal Düzen Üzerine Düşünceler
Bir devletin meşruiyeti, vatandaşlarının can güvenliği beklentisini karşılamasıyla ne kadar ilişkilidir?
– Devlet ile organize suç örgütleri arasında kapalı kapılar ardında ilişki olasılığı, kamu düzeni algısını nasıl etkiler?
Toplumsal katılım ve yurttaşların güvenlik politikalarına aktif dahil oluşu, devletin meşruiyetini güçlendirir mi?
– Bir bireyin ölümü, siyasal iktidar ilişkilerinin analiz edilmesinde nasıl bir mercek görevi görebilir?
Bilal Diril’in ölümü, sadece bir suç olayı değildir; aynı zamanda bir toplumun güvenlik, devlet meşruiyeti ve yurttaşlık ilişkilerine dair siyasal teorik tartışmanın bir parçasıdır. Bu trajediyle yüzleşmek, yalnızca empati kurmak değil, aynı zamanda devlet ile toplum arasındaki karmaşık webi anlamaya çalışmaktır.
[1]: “Bilal Diril son dakika… Kaleşnikoflu cinayet – Son Haberler”
[2]: “Kalaşnikoflu cinayetin arkasından ‘Daltonlar’ çıktı”
[3]: “Öldürülen kardeşler yeniden gündemde – Batman Gazetesi”