Güre’nin Neyi Meşhur? Psikolojik Bir Bakışla Bir Kasabanın Ruhunu Çözümlemek İnsan Davranışlarını Çözümlemeye Çalışan Bir Psikoloğun Meraklı Girişi Bir psikolog olarak, insanların yaşadıkları yerlerle kurdukları duygusal bağları her zaman büyüleyici bulurum. “Güre’nin neyi meşhur?” sorusu ilk bakışta basit bir turistik merak gibi görünse de, aslında insanın mekânla kurduğu psikolojik ilişkinin, aidiyet duygusunun ve toplumsal kimliğin derin katmanlarına dokunur. Bir yerin meşhurluğu, onun ürünlerinden çok, insanların o yerle kurduğu duygusal hikâyede gizlidir. Güre, Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı sakin bir sahil kasabasıdır. Ancak onu yalnızca coğrafi bir konum olarak görmek, insan psikolojisinin mekânla kurduğu karmaşık bağı gözden kaçırmaktır. Güre’nin zeytinleri, termal suları…
2 YorumKeşif Işığı Hikayeleri Yazılar
Güney Kutbu Neden Daha Soğuk? Bir Antropoloğun Bakışıyla Soğukluğun Kültürel Yansımaları Bir antropolog olarak dünyayı yalnızca iklimlerin ya da coğrafyanın şekillendirdiği bir yer olarak değil, insanların anlamlarla ördüğü bir ağ olarak görürüm. Soğuk kavramı bile yalnızca termometreyle ölçülen bir değer değildir; kimi toplumlarda dayanıklılığın, kimilerinde arınmanın, bazılarında ise ölümün sembolüdür. İşte bu yüzden, “Güney Kutbu neden daha soğuk?” sorusu, sadece bilimsel bir merak değil; aynı zamanda kültürel bir keşif çağrısıdır. Coğrafi Soğukluk: Buzun Anatomisi Bilimsel olarak Güney Kutbu’nun Kuzey Kutbu’ndan daha soğuk olmasının temel nedeni yüksekliktir. Antarktika kalın bir buz tabakasının üzerinde yer alır ve ortalama yüksekliği 2.800 metredir. Atmosfer…
2 YorumBronzlaşmak Yararlı mı? Güneşin Altında Güç, Beden ve İktidarın Gölgesi Bir siyaset bilimci için “bronzlaşmak” yalnızca bir yaz ritüeli değil; iktidarın beden üzerindeki en görünmez politikasıdır. Güneşin altında yanmak, modern insanın kendi bedenini yeniden biçimlendirme çabasıdır. Ama bu çaba kimin çıkarına hizmet eder? Güzellik, sağlık ve çekicilik söylemleriyle harmanlanmış bir “bronz ten ideolojisi”, aslında kim tarafından üretilir ve kimleri dışlar? Beden Üzerinde İktidar: Bronz Tenin Siyaseti Michel Foucault’nun iktidar kavramından yola çıkarak düşündüğümüzde, bronzlaşma kültürü bir biyopolitik stratejidir. Devletin değilse bile, piyasanın ve medyanın kurduğu bir iktidar biçimi… Bedenin kontrolü, yalnızca sağlıkla değil, normlarla ilgilidir. “Sağlıklı bronzluk” adı altında birey,…
2 YorumBir Sayının Yüzdesi Nasıl Hesaplanır? Matematiğin Kültürel ve Tarihsel Serüveni Matematik, insanlık tarihinin en eski dillerinden biridir. Bu dilin kelimeleri sayılar, cümleleri ise oranlardır. Günlük yaşamda sıkça kullandığımız “bir sayının yüzdesi” kavramı, aslında bu dilin en temel ifadelerinden biridir. Fakat bu basit gibi görünen oran, hem tarihsel hem de akademik açıdan derin bir anlam taşır. Çünkü yüzde, yalnızca bir hesaplama yöntemi değil, insanın dünyayı ölçme, karşılaştırma ve adalet arayışıyla kurduğu bir bağın ifadesidir. Yüzde Kavramının Tarihsel Arka Planı “Yüzde” sözcüğü, Latince “per centum” ifadesinden gelir ve “her yüz birim içinde” anlamını taşır. İlk olarak Roma İmparatorluğu döneminde faiz hesaplamalarında kullanılmıştır.…
2 YorumHaber Etmek Ne Demek? Tarihsel Bir Analiz Geçmişin tozlu sayfalarını karıştırırken, çoğu zaman bugün yaşadıklarımızın temellerinin o zamanlara dayandığını fark ederiz. İnsanlık tarihinin her dönemi, haberin nasıl yayıldığı, nasıl alındığı ve toplumlar üzerinde nasıl bir etki bıraktığıyla şekillenmiştir. Peki, “haber etmek” ne demektir? Bu basit gibi görünen sorunun ardında, uzun yıllara yayılan bir süreç, çeşitli kırılma noktaları ve toplumsal dönüşümler bulunmaktadır. Bir tarihçi olarak, geçmişle günümüz arasındaki paralellikleri kurarak, “haber etmenin” tarihsel boyutunu keşfetmeye çalışmak, her dönemde farklı anlamlar kazanan bir kavramı anlamamıza yardımcı olacaktır. Tarihsel Süreç ve Haber Etmenin Başlangıcı Haber etmenin kökenleri, insanlık tarihinin en eski dönemlerine kadar…
2 YorumBilal-i Habeşi Kur’an’da Geçiyor Mu? İktidar, Toplumsal Düzen ve Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Değerlendirme Siyaset bilimi ile ilgilenen bir araştırmacı olarak, toplumsal yapıların nasıl şekillendiğini ve bireylerin bu yapı içindeki rollerini nasıl algıladığını anlamaya çalışırken sıkça karşılaştığım sorulardan biri de; “Hangi figürler, tarihsel süreçlerde hem ideolojik hem de toplumsal güç ilişkilerini dönüştürebilmiş, kurumsal yapılar üzerindeki etkilerini nasıl pekiştirmiştir?” İslam tarihinin ilk yıllarına dair bu soruyu sormak, aslında hem geçmişi hem de bugünü anlamak adına önemli bir çıkış noktasıdır. Bu yazıda, Bilal-i Habeşi’nin Kur’an’da yer alıp almadığı sorusunu sorgularken, aynı zamanda iktidar, kurumlar, ideoloji ve vatandaşlık kavramları etrafında önemli sorulara da…
2 YorumKapalı Devre Güvenlik Sistemi Nedir? Farklı Bakış Açılarıyla Derinlemesine Bir Yolculuk Herkese merhaba! 🌿 Teknoloji ve güvenlik gibi konular söz konusu olduğunda çoğu zaman sadece teknik detaylara odaklanırız. Oysa ben meseleye farklı açılardan bakmayı, bazen tartışmayı, bazen de fikir alışverişi yapmayı seven biriyim. Bugün de tam olarak bunu yapacağız. “Kapalı devre güvenlik sistemi” denince aklımıza sadece kameralar ve monitörler geliyorsa, büyük resmi kaçırıyor olabiliriz. Gelin bu sistemi hem teknik hem de toplumsal etkileriyle masaya yatıralım. — Kapalı Devre Güvenlik Sistemi Nedir? Kapalı devre güvenlik sistemi (CCTV – Closed Circuit Television), belirli bir alanı izlemek, güvenliği sağlamak ve kayıt altına almak…
2 YorumKantin Vergisi Ne Kadar? Adalet, Cinsiyet ve Toplumsal Denge Üzerine Bir Değerlendirme Toplum olarak vergilerle ilgili konuşmak bazen sıkıcı, bazen de karmaşık gelebilir. Ancak “kantin vergisi” dediğimiz konu, yalnızca ekonomik bir mesele değildir; aynı zamanda toplumsal eşitlik, adalet, çeşitlilik ve cinsiyet rolleri açısından da düşündürücü bir tartışmanın kapısını aralar. Çünkü bu vergiler, bir işletmenin ödeyeceği rakamlardan çok daha fazlasını temsil eder: Toplumun kaynaklara erişim biçimini, emeğin değerini ve fırsat eşitliğini etkiler. Hadi gelin, kantin vergisini sadece rakamlardan ibaret görmeyip, bu konunun derinlerine birlikte inelim. — Kantin Vergisi Ne Demek? Temel Bir Tanım En basit hâliyle kantin vergisi, kantin işletmecilerinin devlete…
2 YorumŞubat Neden 28 Çeker? Bilimsel Gerçeklerin Sosyolojik Anlamı Üzerine Bir Analiz Bir araştırmacı olarak, toplumsal yapıları anlamaya çalışırken sık sık doğa ve kültür arasındaki ilişkiyi düşünürüm. Her şeyin kökeninde bir neden vardır; hatta Şubat ayının 28 çekmesi bile yalnızca astronomik bir tesadüf değil, insanın zamanı düzenleme biçiminin bir yansımasıdır. Zamanı ölçmek, hem bilimin hem de toplumun ortak bir ürünüdür. Bu yüzden Şubat’ın kısa olması yalnızca bir bilimsel olgu değil, aynı zamanda kültürel bir düzenin simgesidir. Bilimsel Arka Plan: Güneş, Dünya ve Takvimin Uyumsuz Dansı Öncelikle bilimsel açıdan başlayalım. Dünya, Güneş’in etrafında yaklaşık 365 gün ve 6 saatte bir tur atar.…
2 YorumKamyon mu Kamyonet mi? Bir Yolun, İki İnsanının ve Binlerce Hikâyenin Meselesi Bazı tartışmalar vardır, yalnızca teknik detaylarla açıklanamaz. Çünkü mesele bir aracın teker sayısından çok, yolda taşıdığı yük, içindeki insanların hayalleri ve yolun sonunda varmaya çalıştıkları yerle ilgilidir. “Kamyon mu kamyonet mi?” sorusu da işte tam olarak böyle bir tartışma… Bugün size bir teknik analiz değil, bir hikâye anlatacağım. Belki de kendi hayatınıza çok benzeyen bir hikâye. Yola Çıkış: Ayşe ile Mehmet’in Hikâyesi Ayşe ve Mehmet, küçük bir kasabada yaşayan evli bir çiftti. Hayatları boyunca birlikte çok şey taşımışlardı: umut, hayal, borç, eşya, hatta zaman zaman birbirlerine olan kırgınlıklarını…
2 Yorum